İHTİYACA YÖNELİK EĞİTİM NASIL OLUR?

,

ABA Program Süpervizörü ve Klinik Psikolog İsmail Bıyıklı, ÖÇED için kaleme aldığı bu yazıda: “Her şeyden önce şunu vurgulamalıyım ki; doğru hedef, doğru sıra ve doğru yöntem ihtiyaca yönelik olan eğitimi bize sağlar,” diyor.

Özel eğitim alan çocuklarla yürütülen eğitim süreçlerinde en sık duyduğumuz ifadelerden biri İHTİYACA YÖNELİK EĞİTİMDİR. Ancak bu kavram çoğu zaman doğru kullanılmaz ve yüzeysel kalır. Kimi zaman modaya uygun yöntemlere yönelmek ihtiyaç sayılırken, kimi zaman rastgele yani bireyselleştirilmiş hedeflerden uzak yapılan çalışmalar hedef alınır. Bunlar bizi gerçek ihtiyaçtan uzaklaştırır. İhtiyaca yönelik eğitim planı olabilmesi için uzun vadeli düşünmek ilk hedef olmalıdır. Belirlenen hedefler uzun vadeli düşünerek hedeflenmelidir. Bunun yanı sıra uygulanan eğitim, çocuğun günlük hayatını kolaylaştırmalıdır. Ailelerden duyduğum sık hatalardan birisi, modaya uygun seçimler yapmaktır. Bazı yöntemler sosyal medyada abartılır ve ya kişisel bazı örneklerle genellemeleri yapılır. Moda olan her şey ihtiyaç değildir. Burada hedef popüler olanı seçmek değildir. Bilimsel ve size iyi geleni seçmektedir. Bir çocuğa iyi gelen, her çocuğa iyi gelmeyecektir.

Sık hatalardan ikincisi ise çocuğa özgü olmayan programalardır. Her çocuğun gelişimi farklı ilerler. Her eksik aynı sonucu doğurmaz. Yapılan programın kesinlikle çocuğa özgü oluşturulması gerekir. Bilimsel yöntemlerle birlikte uygulanan çocuğa özgü program; gerçek ihtiyaca bizi hızla ulaştırmaya başlar.

İhtiyaç Belirleme Süreci Nasıl Başlar?

İhtiyaca yönelik doğru uygulamayı seçtikten sonra gerçek ihtiyaca erişmenin bazı kuralları vardır. Doğru ve kapsamlı değerlendirme ihtiyacın en temel koşuludur fakat yapılan en büyük hata sadece yapılan test ve değerlendirmelerle sınırlı kalmaktır. En önemli bilgi çoğu zaman aileden alınır.

Aile ile yapılacak görüşmede zorlandığı konular, çocuğun rutinleri, beslenme alışkanlıkları, dışarı çıktığında neler yaptıkları, uyku sürecinin nasıl ilerlediği gibi önemli bilgilendirici sorular sorulur.

Bu sorular da çocuğun günlük yaşamındaki gerçek ihtiyaçları ortaya çıkarır. Eğitim sadece masa başında olmaz. Eğitim hayatın içine katılırsa anlam kazanır.

Başlamak için diğer önemli konu ise çocuğun güçlü yönlerini ve motivasyonlarını keşfetmektir. Her çocuk farklı şeyleri daha farklı şekilde öğrenir ya da farklı şeylerle daha hızlı sakinleşebilir.

Neleri sevdiği, hangi etkinlikte ne kadar kalabildiği, neyin onu motive ettiğini öğrenmek; çocuğu daha iyi tanımamızı sağlar. Bu da ihtiyaca daha hızlı erişmemiz konusunda bizi hızlandırır.

İhtiyaca Yönelik Eğitimde Önceliklendirme Nasıl Yapılır?

Eğitim programı oluştururken, sık yapılan hatalardan biri de aynı anda çok fazla hedef belirlemektir. Oysa etkili bir program ancak önceliklendirmelerle başlar. Fakat unutmamalıyız ki, ÖZEL EĞİTİM BİREYSELDİR.

Genel sıralama şu şekilde olmalıdır:

  1. Güvenlik ve Problem Davranışlar: İlk hedefimiz kendine, başkasına ya da çevresindeki herhangi bir şeye karşı gelebilecek zarar verme davranışlarını ve öğrenimden kaçma davranışlarını çalışmak olmalıdır. İlk hedefte problem davranışları çalışmak sonrasında hızımıza hız katacaktır.
  2. İşlevsel İletişim: Problem davranışların yanına mutlaka kendini ifade edebileceği alanlar oluşturulmalıdır. Çocuk “bitti” diyemiyor ve problem davranış çıkarma sebebi diyemediği için gerçekleşiyor olabilir. Problem davranışın öncülü ve sonucu keşfedilmeli ve ortadan kaldıracak stratejiye işlevsel iletişim çalışmaları dahil edilmelidir.
  3. Günlük Yaşam Becerileri: Tuvalet, giyinmek, yemek yemek gibi beceriler diğer becerilerin önünde tutularak başlanabilir.
  4. Öğrenmeye Hazırlık ve Akademik Altyapı: Dikkat, yönerge takibi, eşleme…
  5. Sosyal Beceriler ve Katılım: Oyun başlatma, sıra bekleme, akran etkileşimi…

İhtiyaca Yönelik Eğitim İçin Hedefler Nasıl SİSTEMATİK Olur?

Hedef belirlemek elbette işin en önemli aşamasını sağlar fakat nasıl öğretileceği, nasıl ölçüleceği ve nasıl genellenebileceği mutlaka planlanmalıdır.

  1. Kolaydan zora ilerlemelidir: Her beceri çocuğun seviyesine göre küçük adımlara bölünmelidir. Önce yoğun ipucu ile başlanabilir. Zamanla ipucu azaltılır ve farklı ortamlarda denenir.
  2. Net ölçüt belirlenmelidir: “Başardı” demek yetersizdir. Başarı verilerle kanıtlanmalıdır. Öğrenim için soru her sorulduğunda %80 oranında bağımsız doğru yanıtı verebiliyor olmalıdır. Üstelik en az günde 3 kez doğru cevabı bağımsız verebiliyor olmalıdır. Ölçütler net belirlenmezse, ilerleme doğru olmaz.
  3. Öğretim planlanmalıdır: Hangi ipucunun kullanılacağı, ne zaman geri çekileceği, hangi davranışın nasıl pekiştireleceği önceden planlamalıdır. Yoksa öğretim rastgele olur. İhtiyaç göz önünde tutulmamış olur.

Eğitimin Sistematik Olup Olmadığını Aileler Nasıl Anlayabilir?

Ailelerin aşağıda verdiğim soruları cevaplamasını ve sistematik olmayan eğitimin içeriğinde yer almamasını öneriyorum.

1.Seanslar planlı mı yoksa her gün farklı mı ilerliyor? Farklı ilerliyorsa sistematik değildir.

2.Veri tutuluyor mu? Tutulmuyorsa sistematik değildir.

3.Gelişimi verilerle sunulabiliyor mu? Sunulamıyorsa sistematik değildir.

4.Öğrenilen beceriler farklı ortamlarda da çalışıyor mu? Çalışılmıyorsa sistematik değildir.

İhtiyaca Yönelik Eğitimde Yanlış Anlaşmaları Temizleyelim!

İhtiyaca yönelik eğitim, moda yöntemdir. (HAYIR)

İhtiyaca yönelik eğitim, sadece eksikleri kapatmaktır. (HAYIR)

İhtiyaca yönelik eğitim, bugünü kolaylaştıran, yarını büyüten hedefler sunar. (EVET)

 

ÇÜNKÜ İYİ BİR PROGRAMLAMA İLE YAPILAN İHTİYACA YÖNELİK EĞİTİM:

  • Çocuğun günlük yaşamını kolaylaştırır.
  • Ailenin yükünü azaltır.
  • Öğrenmeyi sistematik hale getirir.
  • İlerlemeyi görünür kılar.
  • Çocuğun bağımsızlığını arttırır.

UNUTMAMALIDIR Kİ, EĞİTİM YANLIZCA BECERİ KAZANAMK DEĞİLDİR. DOĞRU PLANLANMIŞ EĞİTİM, BİR ÇOCUĞUN HAYAT KALİTESİNİ DEĞİŞTİRİR.