“HİÇ PES ETMEYİN” DİYEN, GÜÇLÜ BİR SES: RANA

11. sınıf öğrencisi CP’li genç Rana Baysal, azmi, istikrarı ve cesaretiyle özel gereksinimli bireylere dair yerleşik klişeleri sarsıyor. Toplumdan acıma değil empati bekleyen Rana, “Bize farklıymışız gibi değil, eşitçe bakın” diyerek güçlü bir ses yükseltiyor. CP’li özsavunucu ve özel eğitim uzmanı Nisanur Akıncı’nın sorularıyla bu röportaj, hem soran hem anlatan iki güçlü sesin buluşması.

 

Bize kısaca kendini anlatır mısın?

Merhabalar ben Rana Baysal 2009 doğumluyum.11. sınıfa gidiyorum, ikiz eşiyim. Beni anlatan üç kelime Azimli, İstikrarlı ve Cesaretli.

 Güne başlarken seni en çok motive eden, sana enerji veren şey nedir? Hayatında sana en çok neşe veren anlar nelerdir?

Günden güne daha fazla azim göstererek ilerlemem beni çok motive ediyor.  Arkadaşlarımla eğlenmek, gezmek, vakit geçirmek gibi aktiviteler beni mutlu ediyor.

11. sınıf öğrencisi olmak nasıl bir duygu? Okul hayatın, derslerin ve arkadaş çevren genel olarak nasıl gidiyor?

Güzel bir duygu ama zor bir durumda iken sınıf içinde arkadaş ortamına ayak uydurmak biraz zor oluyor. Derslerim ise ortalama düzeyinde iyi diyebilirim. Arkadaş çevrem çok iyi ama ayak uydurmak orda da zor olabiliyor.

 Okul dışında, seni rahatlatan ve keyif aldığın özel bir hobin veya uğraşın var mı? O anlarda ne hissediyorsun?

Elimin daha az kasılması benim hayat kalitemi yükseltiyor. Hobi olarak bisiklet sürmek, yüzmek benim keyif aldığım hobilerimden.

 Serebral Palsi (SP) tanısını ilk öğrendiğiniz zamanları annen veya baban sana nasıl anlatıyor? Ailen ile o süreçte nasıl bir yolculuğunuz varmış? Rutinleriniz nelermiş? Nasıl bir tedavi sürecin varmış?

Tabii, ben küçükken Serebral Palsi tanısı konuluyor ailem bunu duyunca şok geçiriyor. Annem süreci ilk kabul eden ve gerekli destekleri alamam konusunda adımları atanlardan oluyor ve fizik tedavi süreçlerim başlanıyor.  Uzman doktorlar tarafından ameliyat kararları alınıyor süreçte azimle kararla ilerleniyor.

Elbette yolculuk çok kolay değil ama aile de çocuk da emek verirse bu yol çok daha kolaylaşıyor.


Çok küçükken, ailenden aldığın en büyük destek neydi? Seni büyütürken sana nasıl yaklaştılar? Onların desteği de çok büyük!

Bana inanmaları ve söyledikleri sözler çok önemliydi, ‘Başaracaksın çok güçlüsün her şeyin üstesinden geldin bunun da geleceksin’, ‘Hadi, kızım, sana güveniyoruz!’ diye hep söylerler ve  bana destek olurlardı.

 Sana göre bir arkadaşlıkta veya aile ilişkisinde en önemli şey ne olmalı? Sana en çok destek olan kişi kim ve bu desteği nasıl gösteriyor?

Arkadaşlıkta dinleyici olmaları ve empati kurabilmeleri benim için aşırı önemlidir. Aile de ise arkamda durup başaracaksın demeleri yeterlidir. En büyük destekçim annem, her şekilde yanımda durması ve aldığım kararların hepsini desteklenmesi. İyi ki var!

 İkizinle aranızdaki bağ nasıl? O, sana en iyi arkadaşın olmanın dışında hangi konularda ilham veriyor veya destek oluyor?

Bu hayatta ömürlük destekçim Ravza. Her konuda yardıma koşuyor ders olsun tedavi süreci olsun her konuda yanımda ve koruyucum diyebilirim.


Hayatında karşılaştığın zorluklara rağmen sana hep “Devam et!” diyen iç sesin ne söylüyor? Gücünü nereden topluyorsun?

“Hadi be kızım başaracaksın! Sen çok güçlüsün buraya kadar geldin, yollun yarısı bitti kızım!” diyerek kendimi böyle motive ediyorum.

 Sence insanlar, Serebral Palsi tanısı olan birini gördüğünde öncelikle neye odaklanmalı? Nasıl yaklaşmalı?

Empati kurmaya odaklanmalılar. Aşağılayacak gibi bakmamaları, hayatımızda farklı bir köşeye itmemeleri gerekiyor. Onlar da bizler gibi çünkü bir dakika sonrasında ne olacağımız belli değil!

 Serebral Palsi ile yaşamak, sana hayata dair önemli ve özel bir şey öğretti mi? Bunlar neler?

Çok güzel bir duygu! Neden mi? Evet tipik gelişim gösteren kişilere göre bizi daha zorlu bir hayat bekliyor ama bence bu durum olgun düşünmeyi de beraberinde getiriyor. Onların düşünmediği noktaları bazen biz görebiliyor ve düşünebiliyoruz…

 Şu anki derslerin arasında en çok keyif aldığın, öğrenmekten en çok hoşlandığın ders hangisi? Bu derste seni çeken şey nedir?

Derslerden edebiyatı seviyorum. İlgimi çeken ise yazarların hayatı oluyor.

 Okul bittiğinde (ileride) ne iş yapmak istiyorsun? Seni bu mesleğe çeken en büyük hayalin ne?

Psikoloji okumak istiyorum beni çeken şey ise insanları daha iyi anlamam ve empati kurmam oluyor.

Birlikte yürüdüğün arkadaşların ve öğretmenlerinin, sana destek olmak için attığı en güzel adımlar neler?

Öğretmenlerimin “Sana güveniyoruz bunu yapabiliyorsan zorlandığın dersleri de emekle hayli hayli yaparsın,’’ demeleri oluyor.

Arkadaşlıklarımda ise beni motive eden şu oluyor diyebilirim, gittiğim yolların verdiğim emeklerin takdir edilmesi. Bir örnek vereceğim, beni bir arkadaşımın sözü etkilemişti: “Seninle gurur duyuyorum. Gerçekten sabah fizik tedavi öğlen okul nasıl ikisini de iyi yönettiğini çok merak ediyorum,’’ demişti.

Bu röportajı okuyan bütün yaşıtlarına ve büyüklerine iletmek istediğin, onlara umut verecek, ilham veren bir mesajın var mı?

Ablalarım, abilerim, küçüklerim hiç pes etmeyin. Ufak bir gayretin başarısını elbet bir gün görürsünüz yeter ki ben başaracağınıza inanın.

 Özel gereksinimli bireylerle çalışan meslek gruplarına ne söylemek istersin?

Bence çok kıymetliler. Bir şey söylemem gerekirse, elbet empati kuruyorsunuz ama bizim gibi özel gereksinimli bireyler için hatta daha çok yaşı küçük bebekler, çocuklar için tedaviye gelme motivasyonlarını arttıran bir ortam oluşturabilirsiniz. Böylelikle gelme istekleri artacaktır.

 Özel gereksinimli bireylerin ailelerine ne söylemek istersin?

Her bireye özgü uzmanlar tarafından oluşturulmuş tedavilere düzenli katılım önemlidir. Ancak bu süreçte özel gereksinimli çocukların da çocuk olduğunu unutmadan motive edici şeyler de (oyuncaklar vb.) sürece dahil edilebilir. Ve en önemlisi yanlarında olduğunuzu onlara hissettirin derim.

Peki, gelecekteki Rana’ya ne söylemek istersin?

Başaracağını, istediği yerlere geleceğini ve ileriki zamanlarda da bu gayretinin azalmaması ve daha çok gayret etmesini söylerdim.

 Röportajımızı bitirirken bir kez daha Rana ve ailesine teşekkür etmek istiyorum. Bu röportajı ben de özel kılan şeylerden biri de Rana’nın aynı zamanda öğretmenlerinden biri olmam.

İyi ki karşılaştık diyorum. İlham dolu bu yolculuğunda güzel haberlerini duyacağıma inanıyorum. İnşallah ileriki zamanda da Psikolog olarak sevgili Rana ile bu röportajı tekrarlarız.