GELİŞİM SADECE FİZİKSEL BİR BÜYÜME DEĞİLDİR
Otizm spektrum bozukluğu ve özel eğitim alanındaki çalışmalarıyla tanıdığımız uzman çocuk gelişimci ve aile danışmanı Makbule Yaman Sungur “Gelişim hayat boyu devam eden bir yolculuktur. Bu yolculukta bir çocuk gelişim uzmanı olarak çocuğunuzun ve dolayısıyla sizin elinizi tutmama izin verir misiniz?” diye soruyor.
Bir bebeğin gelişimi anne karnında ilk döllenme ile başlar ve hayat boyu devam eder. Gelişim zaman içinde biyolojik ve çevresel etkilere bağlı olarak yapıda, düşüncede, insan davranışlarında izlenen ve süreklilik arz eden değişimler olarak tanımlanmaktadır. Gelişim, sadece fiziksel bir büyümeden ibaret değildir olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimiyle bireyin daha karmaşık, organize ve uyumlu davranışlar sergileyebilecek düzeye ulaşmasını ifade eder. Gelişimin bazı ilkeleri vardır. Bunlar gelişim hem biyolojik hem çevresel faktörlerden etkilenir, kendi içinde bir hızı vardır. Hız yaşa göre değişiklik gösterir, belli bir sıra izler, baştan aşağıdır, içten dışadır, genelden özele doğrudur, devamlılık gösterir ve tüm alanları ile bir bütündür. Bütüncül olarak ele alınması gereken temel gelişim alanları ise bilişsel gelişim, dil gelişimi, motor gelişim, sosyal-duygusal gelişim ve cinsel gelişim olarak sıralanabilir. Tüm bu gelişim alanlarının bir çocuk gelişim uzmanı tarafından değerlendirilmesi, belli aralıklarla düzenli olarak izlenmesi ve gerekli durumlarda müdahale için harekete geçilmesi ise oldukça elzemdir.

Gelişimsel tarama nedir? Gelişimsel değerlendirmeden ve tanı sürecinden farkı nedir?
Gelişimsel Tarama Denver II, AGTE, EGE, GEÇDA gibi standardize edilmiş gelişimsel tarama araçlarını kullanarak geniş çocuk popülasyonlarına uygulanan, risk altındaki çocukları ayırt etmeyi amaçlayan, rutin ve kontrol amaçlı yapılması gereken bir nevi check-up ve erken uyarı sistemidir. Gelişimsel değerlendirme ise taramada risk saptanan ya da belirgin bir gecikmesi olan çocuğun derinlemesine incelenmesidir. Çocuğun tüm gelişim alanlarındaki seviyesi, güçlü ve zayıf yönleri çoklu araçlarla (gözlem, ebeveyn görüşmesi, gelişim ölçekleri, serbest ve yapılandırılmış oyun gözlemleri) ortaya konur. Tanılama ise hekimler tarafından yapılmaktadır. Gelişimsel değerlendirme tanılamayı destekleyen ve kolaylaştıran veri sunar ve böylece hekimin tanısal görüşüne katkı sağlar.
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen gelişimsel tarama uygulamaları ne durumdadır?
Ülkemizde henüz her bebeğin ve çocuğun belirli dönemlerde standart bir gelişimsel tarama aracıyla değerlendirildiği, rutin ve ülke çapında yaygın bir uygulama bulunmuyor. Bununla birlikte pek çok ülkenin henüz ulaşamadığı güçlü bir alt-
Erken müdahale çocuğun ve ailenin hayatına yön çizecektir.
yapıya sahip olduğumuzu söylemek mümkün.
Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde ve sağlıklı hayat merkezlerinde görev yapan çocuk gelişimi uzmanları, gelişimsel tarama, değerlendirme ve izlem süreçlerinde önemli bir rol üstleniyor. Çocukların düzenli olarak sağlık sistemi içinde izlenmesine olanak sağlayan yaygın birinci basamak sağlık hizmetleri altyapımız da gelişimsel taramaların yaygınlaştırılması açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Özellikle gelişimsel izlemin birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaygınlaştırılması ve çocuk gelişimi uzmanlarının sisteme dahil edilmesi, Sağlık Bakanlığının bu alandaki önemli ve güçlü adımları arasında değerlendirilebilir. Giderek gelişen bu uygulamalar, gelişimsel risklerin erken dönemde fark edilmesi, çocukların uygun destek hizmetlerine yönlendirilmesi ve erken müdahalenin sağlanması açısından son derece kıymetlidir.
Kişisel beklentim, yakın gelecekte gelişimsel taramanın her bebeğin ve çocuğun rutin sağlık kontrollerinin bir parçası haline gelmesidir. Yenidoğan işitme taramasında başarıyla yürütülen sistemin, benzer bir yaklaşımla gelişimsel tarama alanında da uygulanabileceğini düşünüyorum.
Gelişimsel taramalar neden sadece “bir sorun var mı?” sorusuna yanıt aramakla sınırlı değildir?
Çünkü çocuk gelişimsel olarak bir taramaya tabi tutulduğunda çocuğun tespit edilen performansı ve gelişim seviyesine göre aileye çocuk odaklı danışmanlık yapılır. Gelişimin nasıl desteklenebileceği, yaş dönemine özgü yaşanan durumlar, ailenin aklındaki soru işaretleri, ilerleyen aylarda beklenen gelişim basamakları, ebeveynlik becerileri ve yaklaşımları bütüncül olarak ele alınır ve desteklenir. Böylece sadece sorunlar değil çocuğun ve ailenin güçlü yönleri de keşfedilmiş, yol gösterilmiş ve desteklenmiş olur.
Bir çocuğun gelişimini erken dönemde takip etmek, aile ve çocuk açısından hangi fırsatları sağlar?
Bir kadın ve erkeğin ebeveynlik becerileri ilk çocukları dünyaya geldiğinde ortaya çıkar. Annelerin gebeliği ile başlayan bu süreç bebeğin dünyaya gelmesi ile anne ve baba olmanın ilk gününde ve sonrasında tam olarak idrak edilecektir. Meslek olarak çocuk alanında yetkin kişiler dahi teorik bilgilerin pratiğe uymadığını, bilmek ve uygulamak arasında büyük bir fark olduğunu işte o zaman daha iyi anlayacaktır. Bu deneyimsel süreçte ebeveynlerin desteğe çok fazla ihtiyacı olmaktadır. Bir çocuk gelişimi uzmanı 0-18 yaş arası bir çocuğun gelişimi boyunca aileye rehberlik edecek en yetkin meslek grubudur. Bu destek aileyi hem rahatlatacak hem gelişimsel gecikmeleri ve gözden kaçmaları en aza indirecek hem de erken müdahale ile çocuğun ve ailenin hayatına yön çizecektir.
GELİŞİMSEL DEĞERLENDİRME SONUCUNDA RİSK SAPTANMASI HER ZAMAN TANI ANLAMINA GELMEZ. Tanı kriterlerini karşılamayan ama akranları ile de aynı gelişim eğrisini yakalayamayan ve arada kalan bir grup çocuk var. Bu çocuklarımız için tanısal karar yok ama hiçbir şey yok her şey yolunda gibi bir durumda olmadığından yapılacak ilk ve en önemli unsur gelişimin tanı olmadan da desteklenmesidir. Çünkü bazen net tanısal karar oluşana kadar zaman kaybedilebilmektedir. Burada çocuk gelişim uzmanı ev temelli öneriler, aile temelli uygulamalar ve eğitsel destek yönlendirmeleri ile süreci takip etmelidir.

Erken fark edilen gelişimsel gecikmelerde ailelerin doğru yönlendirilmesi çocuğun yaşamını nasıl etkileyebilir?
Gelişim gecikmelerinde en etkili ve geçerli yöntem kanıta dayalı eğitsel müdahalelerin ve aile temelli müdahalelerin hızlıca devreye sokularak çocuğun akranları ile benzer gelişime gelmesini sağlamaktır. ‘Erken teşhis hayat kurtarır’ mottosu burada da devreye girer ve ne kadar erken fark etme o kadar erken müdahaleyi ve sonuç olarak o kadar gelişimsel ilerlemeyi sağlar. Ayrıca doğru yönlendirme suistimale çok açık olan bu alanda ailelerin yanlış ve kanıt dışı uygulamalara başvurmalarının da önüne geçilmesi sağlanır.
Gelişimsel değerlendirme sonucunda risk saptanması her zaman tanı anlamına gelir mi?
Hayır gelmez. Tanı kriterlerini karşılamayan ama akranları ile de aynı gelişim eğrisini yakalayamayan ve arada kalan bir grup çocuk var. Bu çocuklarımız için tanısal karar yok ama hiçbir şey yok her şey yolunda gibi bir durumda olmadığından yapılacak ilk ve en önemli unsur gelişimin tanı olmadan da desteklenmesidir. Çünkü bazen net tanısal karar oluşana kadar zaman kaybedilebilmektedir. Burada çocuk gelişim uzmanı ev temelli öneriler, aile temelli uygulamalar ve eğitsel destek yönlendirmeleri ile süreci takip etmelidir.
Ailelerin gelişimsel değerlendirmenin önemine dair farkındalığı ne düzeydedir?
Üzülerek söylemek isterim ki çok anlamlı bir farkındalık olduğunu düşünmüyorum. Politika üreticiler tarafından rutin bir sistem kurulup yürütülmediği sürece de bireysel farkındalıklarla genel popülasyonun tamamında gelişimsel değerlendirmenin öneminin kazanılacağını düşünmüyorum.
“Uzmana gidersek çocuğum etiketlenir mi?”, “Zamanla düzelir mi?”, “Yanlış mı değerlendirildi? ”, “Bizim ailede geç konuşulur…” gibi yanlış inanışlara nasıl yaklaşılmalı?
Öncelikle bir uzman olarak bu yanlış inanışlarla çok sık karşılaştığımı söylemek isterim. Ailelerin en kıymetli varlıkları olan çocukları için kaygılanmaları, var olan gecikmeleri fark etmemeleri ve düzeleceğine dair kaçıngan bir tavır sergilemeleri söz konusu olabiliyor. Fakat ailelere şunu fark ettirmek önemli. Gelişimsel gecikmelere müdahale edilmediğinde ve desteklenmediğinde normal gelişim ile aradaki makas giderek açılıyor ve geçen zamanın telafisi mümkün olmuyor. İşte bu noktadan hareketle çocuğun üstün yararı gözetilerek gerçekleri kabul ettirmek ve harekete geçmelerini sağlamak yapılacak en doğru yaklaşım.
“Gelişimsel gecikmelere müdahale edilmediğinde ve desteklenmediğinde normal gelişim ile aradaki makas giderek açılıyor ve geçen zamanın telafisi mümkün olmuyor. Ayrıca suistimale çok açık olan bu alanda doğru yönlendirme, ailelerin yanlış ve kanıt dışı uygulamalara başvurmasının da önüne geçilmesini sağlar.”

Anne ve babaların çocuklarıyla ilgili kaygılarını ciddiye almak neden önemli?
Bir çocuğu en fazla gözlemleyen, onunla zaman geçiren, en yakın temasta bulunan kişiler birincil bakım veren kişiler yani genellikle anneler ve akabinde babalardır. O nedenle bir anne ve baba bazı şeylerden şüpheleniyorsa mutlaka önemsenmeli ve gelişimsel olarak çocuk değerlendirilmelidir. Farz edelim ki bu kaygı yersiz ve anlamsız çıktı burada kaybedilecek bir şey olmadığı ama eğer kaygı doğru ise çok önemli bir adım atılmış olacağı unutulmamalıdır.
Gelişimsel değerlendirmeler, otizm spektrum bozukluğu gibi nörogelişimsel farklılıkların erken fark edilmesinde nasıl bir rol oynar?
Gelişimsel değerlendirme tüm tanı gruplarında olduğu gibi nörogelişimsel bozuklukların fark edilmesi için de çok önemli bir rol oynar. Şunu belirtmekte fayda var, gelişimsel değerlendirme otizm tanısı konulmasını sağlamaz. Fakat çocuk gelişim uzmanında oluşan şüphe ailenin tanı koyma yetkisi bulunan çocuk psikiyatri uzmanına yönlendirilmesine ve zaman kaybedilmeden yol kat edilmesine olanak sağlar ve böylece geç kalınmamış olur.
Bir çocuk gelişimi uzmanı olarak ailelere mesajınız ne olur? Aileler çocuklarının gelişimini evde desteklemek için nelere dikkat edebilir?
Çağımızın geldiği noktada bilgiye, kaynağa, kitaba, uzmana ulaşmak çeşitlenmiş bir o kadar da kolaylaşmıştır. Büyük konfor alanı yaratan bu durum yine çağımızın getirisi tekil aileler, sosyal izolasyonun artması, ekran gibi bir unsurun hayatlarımızın her evresinde yoğun bir şekilde kullanılması, yanlış bilgiler, ticari kaygılar, suistimaller ve risk faktörlerini de beraberinde getirmektedir. Gelişim statik değil dinamik bir süreçtir ve sürekli bilgi güncellemelerine ihtiyaç duyar. Bu noktada siz ailelere düşen en büyük görev kendinizi daima geliştirmektir. Çocuk temelli faydalı kaynakları okumak, bilgileri kendi süzgecinizden geçirerek aile yapınıza, kültürünüze ve çocuğunuza özgü uyarlamak ve bu doğrultuda ilerlemek en temel hedefiniz olmalıdır. Gelişimsel tarama, değerlendirme ve takip için ve zorlandığınız, kaygılandığınız, aklınıza takılan konularda destek almak istediğinizde devlet kurumlarında ücretsiz olarak hizmet alabileceğiniz çocuk gelişimi uzmanlarının var olduğunu bilmeniz çok değerli olacaktır. Çocuklarınızın sizin en değerliniz olduğunu biliyorum siz de çocuklarınızın ve gelişimlerinin biz çocuk gelişimciler için çok değerli olduğunu unutmayınız.
Dokunduğum ve dokunacağım tüm çocuklar için sevgiyle…




